8 Mart’tan Bize Kalanlar

  Geçtiğimiz hafta “8 Mart’tan geriye ne kalır?” sorusunu sormuştuk. Bu hafta ise 8 Mart 2021’den bizde kalanları derlemek istedik. Kimimiz evlerden kimimiz alanlardan 8 Mart’ımızı kutlamışız. Ama hepimizin ortak noktası birbirimize çok güvenmişiz. Gerek alanlarda arkamızda feministler olduğunu bilerek, gerek evlerimizdeyken sesimizi dışarı çıkaranlar olduğunu bilerek… Feminist dayanışmayı belki de diğer bütün mücadelelerden ayıran işte bu: sen, ben, biz birbirimizin her şeyi ilkesi. Evden çıkamayanlar için, geç saate kalamayanlar için, işte olanlarımız için ve aramızda olmayanlar için… Onların seslerini de heybesine yükleyerek alanlara gidiyor feministler! 

ADIYAMAN

》Adıyaman’da bu 8 Mart’ta, Adıyaman Valiliği’nin açık alanda eylem ve etkinliklere yasak getirmesi nedeniyle salonda basın açıklaması yapmak durumunda kaldık. Basın açıklamamızdan hemen sonra sesimizi duyurabilmek için Adıyaman’ın yerel bir radyosunda Suzan arkadaşımla program yaptık. Programda kadın hareketinin yereldeki özgün mücadele biçimlerine, mevcut iktidarın kadın haklarına aldığı cephenin nedenlerine, yargıda kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetleri pratiğine, İstanbul Sözleşmesi’ne, 6284 Sayılı Kanun’dan kadınların ve dezavantajlı hale getirilenlerin nasıl faydalanabileceğine vs. değindik.  Program sonunda taleplerimizi, haklarımızı hatırlatarak çözümün ancak ve ancak kadın örgütlerinin çözüm önerileriyle mümkün olacağını söyledik. Bir önceki eylem ve etkinliklerimizin bulunduğumuz yerelde yarattığı etki sebebiyle engellenmeye çalışıldığımızı biliyoruz. Daha önce yaptığımız birçok eylemde neredeyse bizlerle aynı sayıda olan polisler tarafından sürekli görüntü ve ses kaydı alınmasının da nedeni üzerimizde baskı oluşturmaktı.  Bu yıl da yine demode bir yöntemle çıktılar karşımıza. Ancak bizim için 8 Mart bir günden ibaret değil ki. 8 Mart öncesinde alanlarda olduğumuz gibi 8 Mart’tan sonra da alanlarda olacağız. Yasakların, hak gasplarının karşısında durmak için gelişmiş kadın hareketinin yasaklarla duraklayacağına inananlar derin bir uykudalar. Beni bu sene en çok etkileyen slogan ise -örgütlenmenin gücüne inanan biri olduğum için-“ASLA YALNIZ YÜRÜMEYECEKSİN!” oldu. Tanıdığım veya tanımadığım halde bir şekilde hayatımda olan bütün kadınlar iyi ki varlar. 

TOKAT 

 》7 Mart akşamı düzenlenen son Webinar da sürpriz konser dinledik. Yaşadığım şehirde 8 Mart için uygulanan bir etkinlik düzenlemedi fakat yapılan webinarlara katıldım. Daha sonrasında 8 Mart doğum günüm olduğu için geri kalan tüm gün doğum günümü kutladım. 8 Mart için hazırlanmış olan  pankartlardan en beğendiğim ise “kadın kadındır, çiçek çiçektir, baban da umarım cinsiyetçi değildir.” 🙂 pankartıydı. 

HATAY

》8 Mart’ı evde geçirmenin buruk hüznünü yaşasam da aklım hep Taksim’de, sokaklara taşan kadınlardaydı aslında. Dövizlerle, LGBTİA+ bayraklarıyla isyanımızı büyüten insanların coşkusu beni bu sene de çok etkilemişti. Favori dövizim ise “Bizi TERF’lerle muhatap eden patriarkaya nalet gelsin!” oldu.

ANKARA 

 》8 Mart sabahı küçükken bayram zamanı heyecanla bayramlıklarını giymek için sabahın köründe kalkıp giyinen o çocuklar gibiydim. İçten içe bugün giymeyeceksem ne zaman giyineceğim diyordum. Yanıma sıklıkla giymediğim çok sevdiğim bir eteğimi aldım ve spora gittim. Sonrasında rektörlük önünde döviz hazırlamak için buluştuk. Kocaman büyük bir kumaşa rengarenk ‘alışın gitmiyoruz, bir aradayız’ yazdık. Sonra bu döviz devrime asıldı. Ardından Sakarya’daki yürüyüşten dönen arkadaşlarla yemek yiyip gece yürüyüşüne geçtik. Sesimiz çatlayıp kısılana kadar bağırdık. LGBT+ bayraklarımızı salladık. Hatta bir kadın ben arkada bayrağı sallarken videomu çekmişti onunla tanıştım arkadaş olduk. Rektörlük önünde bir arkadaş ”halaysız olmaz” demişti aklıma o geldi gece yürüyüşünün sonunda danslar edilip halaylar çekilirken. Ardından hep beraber içmece için arkadaşa geçtik. 

 》8 Mart öncesi iki gün ODTÜ Kadın Dayanışması ile Webinar serisi düzenledik. Transfeminizm, ekofeminizm çeşitli konularda Webinarlar oldu. 7 Mart akşamı da arkadaşımın doğum gününe gittim. O akşam beraber son webinarların kapanışı amaçlı olan sürpriz konseri dinledik. Sonra 8 Mart’ta ODTÜ Kadın Dayanışması ile ODTÜ’de rektörlük önünde açıklama yaptık. Webinarları ve etkinlikleri beraber organize ettiğim çoğu kadınla o an yüz yüze tanışmış olduk. Aslında baya komik çünkü çok net bir haftadır her gün konuşuyoruz ama asla yüzyüze görüşememişiz ve yüz yüze görüşen insanlardan iyi iş çıkardık. Dövize “alışın gitmiyoruz, bir aradayız” yazdık. Neyse sonra 8 Mart günü klasik olarak ODTÜ’den çıktık, otobüsle Sakarya’ya yürüyüşe geçtik. Sonra arada kadınlarla oturup bir yemek yedik ve gece yürüyüşüne geçtik. Gece yürüyüşüne lgbti+ bayrakları ile girdik 💜 Gece yürüyüşü bittiği gibi en son Gülşah anca yanımıza geldi işten çıkıp onunla da bir foto çekilip 3-4 kişi eve 8 Mart içmesine gittik. 

 》8 Mart günü maalesef evde kalmak durumunda kaldım. Fakat her 8 Mart olduğu gibi bu 8 Mart’ta da çok güçlü hissederek uyandım. Sanki 8 Mart’ta dayanışmamızla ben güç buluyor gibiyim. Her 8 Mart tekrar umutlarım yeşeriyor. Bana bir şey olduğunda kız kardeşlerim kesin arkamda olur diye düşünüyorum. 8 Mart’ta en sevdiğim aktivitelerden biri de dövizlere bakmak. Hepsi ayrı bir zekanın ürünü. Keşke her günümüz 8 Mart gibi rengarenk, zeka ve güç dolu olsa. 

 》8 Mart’ta setteydim. Yürüyüşe katılamamış olsam da gündemi takip ettim ve anmada bulundum.Yaşamımızın her anının 8 Mart farkındalığında geçmesini temenni ediyorum. “6284” yaşatır.💜✌🏻

İSTANBUL

 》Bu sene İstanbul’da 8 Mart, hem öncesi hem sonrası ile bir anlamda yorucu oldu. Taksim’e öğlen üç saatlerinde arkadaşlarımızla vardığımızda, İstiklal Caddesi’nde yürürken sürekli bir polis kalabalığı görmek, polis gruplarının arasından geçmek, onların şüpheci gözleri altında cadde sonuna kadar yürümek bile daha 8 Mart başlamadan bizi biraz da olsa germiş oldu. Bir kafede oturup pankartlarımızı hazırlarken, günün güzelliğinden bahsederken de İstiklal Caddesinin polis barikatlarıyla kapatıldığını söylediler. Dolayısıyla yanımıza gelecek arkadaşların arka caddeler üzerinden dolanarak gelmesi gerekti. Orada da aynı denetim mekanizmasının işlendiğini gördük çünkü lgbt+i bayraklı bir arkadaşımızın da caddeden döndürüldüğü haberini aldık. Sadece buraya kadar olan şeyler bile bu ülkede ayrıcalıklı, konforlu bir zemin üzerinde olan devletin hüküm süren, yıldıran ve bastıran sistem araçlarının bizlere nasıl saldırdığının özetinden ibaretti. Akşam 5’e doğru Sıraselviler Caddesinde diğer arkadaş grubumuzla buluşmak, fotoğraflar çektirmek, sloganlar atmak tüm bunların görünürlüğünü yok saymıştı neyse ki. Caddeye doğru çıkarken omuz omuza olduğumuz herkesle birlikte gözlerimizin içinden gülmek, başlı başına ne kadar güçlü durduğumuzu ama aynı zamanda da ne kadar basit şeyler istediğimizi yansıtan dövizleri görmek, tüm bu kalabalığın direnciyle diri olmak ve yaşamın tam da bu yan yanalıkla halledileceğini hep birlikte tekrar duyumsamak ve bilmek her şeye değerdi. Çünkü her zaman birbirimize söylediğimiz ve dayanışmamızın kilit noktasını belirten o mühim cümle gibi: Umutsuzluğa kapılırsan bu kalabalığı hatırla.

 》Bu 8 Mart benim katıldığım hem ilk 8 Mart’tı hem de ilk eylem/yürüyüşümdü.O yüzden hissettirdikleri çok başkaydı. Sabah uyandığımda kendimi içinde en güzel hissettiğim kıyafetlerimi giyip normalde yapmadığım tarzda ama bana kendimi çok güzel hissettiren bir makyaj yapıp dershaneye gittim ve kadın öğretmenlerime ve arkadaşlarıma çikolata verdim (aşırı spontane gelişti, aşırı keyifli ve sevgi doluydum önüme gelene çikolata verdim?) sonra dershanemden erken çıkıp koşa koşa Kadıköy’e geçtim ve gerçekten yalnız olmadığımı hissettiren, gerçekten ama gerçekten güçten sevgiden gözlerimin dolduğu ilk yürüyüşüme katıldım. Şaşırdım çünkü çok büyük izdihamlar bekliyordum ama lgbt+ bayrağımı da salladım, saçımı da savurdum, çığlıklarımı da attım. Zılgıt seslerinin, çığlıkların ve bunca kalabalığın beni bu kadar rahat ve güvende hissettirebileceği tek alandı sanırım. Bütün kadınlara teşekkür ederim!

  》8 Mart Emekçi Kadınlar gününde ben de kız kardeşlerim ile yürüyerek mücadele etmeyi çok fazla istiyordum fakat pandemi nedeniyle katılamadım. Ama biliyorum ki yürüyüşteki kadınlar ben ve benim gibi gitmek isteyip de gidemeyen her kadın adına eylem yapıp yürüdüler. Ben de o gün sosyal medya üzerinden eylemimi yapmış oldum gibi bir şey 🙂 8 Mart’ı dolu dolu geçirmeye çalıştım. Kitap okuyup botanikle uğraştım. En sevdiğim yemekleri yapıp ,kendimi mutlu ettim. Dilerim gelecek sene eyleme katılmış olurum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s